Yemek kokusu eve siniyorsa ne yapılır?
Kokunun eve sinmesi bir temizlik sorunu değil, bir hava akımı sorunudur. Çözüm de pişirdikten sonra değil, pişirirken kurulur.
Balık, kızartma, lahana ya da soğan piştikten sonra koku eve siner ve ertesi güne kadar kalır. Bu çoğu zaman bir temizlik sorunu olarak ele alınır; oysa asıl mesele havanın nereye gittiğidir ve çözüm pişirdikten sonra değil, pişirirken kurulur.
Koku nereden yayılıyor?
Kokunun taşıyıcısı buhardır. Tencereden çıkan buhar yalnız su değildir; yemeğin uçucu kısımlarını da beraberinde taşır ve gittiği her yüzeye bırakır.
Bu yüzden en çok koku salan yöntemler en çok buhar çıkaranlardır: açık tencerede kaynatma, kızartma ve fırında yüksek ısıda pişirme.
Buhar soğuk yüzeylerde yoğuşur. Mutfak dolabının kapağı, perde ve kumaş yüzeyler kokuyu en uzun tutan yerlerdir; çünkü koku havada değil, o yüzeylerde kalır.
Hava nereye gitmeli?
Doğru düzen tek yönlüdür: hava mutfağa girer ve dışarı çıkar. Aspiratör açıkken mutfak penceresinin bir parmak aralanması, çıkan havanın yerine temiz hava gelmesini sağlar.
Yanlış düzen ise mutfağın kapısını açık, penceresini kapalı bırakmaktır. Bu durumda buhar evin içine doğru yayılır ve odalarda yoğuşur.
Aspiratör pişirmeden önce açılır ve pişirme bittikten sonra bir süre daha çalışır. Yemek bittiğinde kapatılan aspiratör, işin en çok buhar çıkan kısmını yakalamış olmaz.
Pişirirken ne değiştirilebilir?
Kapak burada da bir ayardır. Kapalı pişen bir yemek çok daha az koku salar; kapağın açık olması gereken kısa bölümde ise aspiratör tam güçte çalıştırılır.
Arka gözü kullanmak da fark eder. Aspiratörün emiş alanı çoğu ocakta arkaya doğrudur; kokusu güçlü yemek ön gözde değil, arka gözde pişirilir.
Kızartmada ise miktar belirleyicidir. Az yağla ve küçük partiler hâlinde yapılan kızartma, tavayı dolduran bir kızartmadan hem daha az duman hem daha az koku üretir.
Pişirdikten sonra ne yapılır?
İlk adım kaynağı kaldırmaktır: tencere, tava ve tabaklar ortada bırakılmaz. Soğurken buharlaşmaya devam eden bir tencere, kokuyu saatlerce beslemeye devam eder.
İkincisi çöptür. Soğan kabuğu, balık artığı ve yağ süzüntüsü mutfak çöpünde bekletilmez; o gün dışarı çıkarılır.
Üçüncüsü havalandırmadır. Pişirmeden sonra kısa süreli ve karşılıklı açılan pencereler, uzun süre aralık bırakılan tek bir pencereden daha hızlı sonuç verir.
Kumaş ve yüzeyler
Mutfakta kumaş ne kadar azsa koku o kadar az tutunur. Perde, havlu ve bez örtüler kokuyu en uzun taşıyan yüzeylerdir ve düzenli yıkanmaları gerekir.
Dolap kapakları ve davlumbaz yüzeyi de yağ filmi tutar. O film kokuyu tutan asıl katmandır; silinmediğinde mutfak pişirilmeyen günlerde bile kokar.
Davlumbaz filtresi ise en çok atlanan parçadır. Tıkanmış bir filtre aspiratörü çalışıyor gibi gösterir ama havayı çekmez; temizlenmediği sürece geri kalan önlemler yarım kalır.
Koku örtmek işe yarar mı?
Koku gidericiler ve mumlar mevcut kokuyu kaldırmaz, üstüne ikinci bir koku ekler. Kaynak duruyorsa sonuç iki kokunun karışımı olur.
Mutfakta bilinen bir yöntem, pişirme sonrası az suda limon kabuğu ya da sirke kaynatmaktır; bu da bir örtmedir ama en azından yüzeylerdeki yağ filmini hedefleyen bir temizlikle birlikte yapılır.
Bir de zamanlama vardır: kokusu güçlü yemekler evin en çok havalandırılabildiği saatte pişirilir. Kapalı bir kış akşamında pişen balık, penceresi açılabilen bir öğle vaktinde pişenden çok daha uzun kalır.
Kalıcı çözüm sıralamadadır: önce hava akımı, sonra kaynağın kaldırılması, sonra yüzeylerin silinmesi. Bu üçü yapıldığında örtmeye gerek kalmaz.
Kişiye özel miktar kararları ve sağlık durumuna bağlı kısıtlar bir diyetisyen ve hekimle konuşulur. Bu içerik genel beslenme okuryazarlığını desteklemek amacıyla hazırlanmıştır; tıbbi teşhis veya tedavi yerine geçmez.
Genel bilgi notu. Bu içerik genel beslenme okuryazarlığını desteklemek amacıyla hazırlanmıştır; tıbbi teşhis veya tedavi yerine geçmez, kişisel beslenme tavsiyesi niteliği taşımaz. Kişiye özel plan yalnızca yetkili bir diyetisyen tarafından hazırlanır; gebelik, kronik hastalık, düzenli ilaç kullanımı, çocuk beslenmesi veya klinik bir durum varsa plana başlamadan önce hekim ve diyetisyen kontrolü zorunludur.
Diyetisyen Bul